Haber:Cidde Uluslar arası Türk Okulu

        Cumhuriyetimizin ilanının üzerinden 91 yıl geçti. İbni Haldun’un Mukaddime’sinde de ifade ettiği gibi 600 yıllık bir devirden sonra Osmanlı Devleti tarih sahnesinden çekilirken yepyeni bir Cumhuriyet doğuyordu…

       Anadolu’nun  düşman işgalinden kurtarılmasının akabinde 29 Ekim 1923’te Türkiye Cumhuriyeti Devleti resmen ilan ediliyordu.İlk Cumhurbaşkanı Gazi M.Kemal Atatürk seçildi.

       Cumhuriyetin ilanı münasebetiyle heryerde olduğu gibi okulumuzda da kutlama programı yapıldı.Programda Cidde Başkonsolosu Fikret ÖZER beyefendi ve Eğitim Ataşesi Ali İNCİ katıldı.

      Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasından sonra Okul Müdürümüz Musa ŞAHİN  konuşması  şöyleydi:

        “Dün ,Karaman’ın Ermenek ilçesindeki kömür  madeninde  meydana gelen kazada maden ocağında  kalan vatandaşlarımızın sağ salim kurtarılması en büyük dileğimizdir.Allahın izniyle kurtulacaklarını umid ediyoruz…

         Cumhuriyetimizin ilanının 91'inci yıldönümü olan bugün ÇOK BÜYÜK BİR ÖNEME SAHİPTİR.

        Cumhuriyetin ilanı ülkemizin tarihinde çok önemli bir dönüm noktasını oluşturmaktadır. 

        Büyük özverilerle yürütülen bağımsızlık mücadelemizin sonunda milletin iradesini esas alan, milletin iradesini temsil eden Cumhuriyet rejimine geçilmiştir. 

       Böylece milletimiz kendi geleceğini ve kaderini bizzat kendisinin belirlediği bir yönetim şeklini benimsemiştir. 

       Türkiye Büyük Millet Meclisinin 23 Nisan 1920 ‘de açılmasından sonra Milli Mücadele  başarıyla yürütülmüş  ve  yurdumuz düşman işgalinden kurtarılmıştı.

     Lozan Barış Antlaşması'nın kabulü ve 1923'te Türk Ordusunun İstanbul'a girmesi ile Türk vatanının bütünlüğü gerçekleşmiş ve böylece bir devir kapanmış ve yeni bir devir açılmıştı.

   Tarih boyunca zamanın ruhuna uygun yönetim şekilleriyle büyük devletler kuran Türk milleti 20. Yüzyılın ruhuna uygun olarak da milleti esas alan Cumhuriyet yönetimini kabul etmiştir.

      Halkı yönetimde etkin kılmayı hedefleyen Cumhuriyet,demokrasiyle birlikte modern dünyanın ulaştığı en geçerli yönetim şekillerinden birisidir.

       Türk  milletinin karakterine de  uygun olan Cumhuriyet yönetimi sayesinde  halk olarak yönetime katılabiliyoruz.

       “Milleti yaşat ki devlet yaşasın” anlayışıyla Türkiye Cumhuriyeti devleti her geçen gün daha da zenginleşecek ve dünyanın en güçlü, en  müreffeh devletlerinden birisi olacaktır.

       Sevgili Gençler,

       Bizler maddi ve manevi değerlerimizle mücehhez bir şekilde yetiştirme gayretinde olduğumuz siz gençlerimize güveniyoruz.

        İnanıyorum ki  iyi yetişmiş, kendine güvenen ,manevi değerlerimize sahip çıkan gençlerimizin gayretiyle Türkiye Cumhuriyeti muasır medeniyetler seviyesinin de üstüne çıkacaktır.

              Milli mücadelede  canını veren şehitlerimize Yüce Allah’tan rahmet diliyorum.” Dedi.

          Başkonsolosumuz Sayın Fikret ÖZER ‘in  konuşması şöyleydi:

          “   Değerli Vatandaşlarımız,

         İdrak ettiğimiz bugün, Türkiye Devletinin 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyet’i ilan ederek, resmen yeni bir devlet olduğunu dünyaya ve dostlarına duyurduğu kıymetli bir gündür.  Bu nedenle, bu tarih Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu olarak kabul edilmiştir.

            Aslında, 23 Nisan 1920’de Ankara’da toplanan milletin temsilcilerinden oluşan Türkiye Büyük Millet Meclisi, TBMM Hükümeti adıyla yeni devletin temellerini atmış, İmparatorluk mirasının en güzel şekilde nasıl temsil edileceğini ve tüm dünya ile barışı amaçlayan bir ülkenin kuruluşunu fiilen ortaya koymuştu. Kurtuluş Savaşı’nı yürütmüş ve ardından, 29 Ekim 1923 tarihinde bu Meclis tarafından Cumhuriyet’in ilan edilmesiyle prosedür tamamlanarak yeni devletin kuruluşu ilan edilmiştir. Bunda payı olanları bu vesileyle minnet ve şükranla anıyoruz.

            Türkiye Cumhuriyeti, büyük önder Gazi  Mustafa Kemal ile birlikte İstiklal Savaşını yaparak ülkeyi kuran ekibin ellerinde şekillenirken, başta Müslüman Ortadoğu ve Balkanlar coğrafyası olmak üzere, tüm dünyaya ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ prensibiyle barış mesajını vermiş, düne kadar savaştığı ülkelerle anlaşmalar yaparak paktlar kurmuştur.  Türkiye Cumhuriyeti’nin “Yurtta barış, dünyada barış” hedefi 1923’ten beri hep aynı kalmıştır.

            Bu çerçevede Türkiye Cumhuriyeti,  ortak tarihimizin yüzyıllar öncesine uzandığı İslam dünyasının yanı sıra, yakın ve uzak coğrafyalarda, ne kadar mazlum millet varsa, hepsinin yanında olmuş; başta Arap dünyası olmak üzere, komşu ülkelerle iyi ilişkilerini sürdürmüştür. Zaman zaman bazı aksamalar yaşansa da, ortak tarihe, kültüre ve inanca sahip olduğu ülkelerle gittikçe güçlenen  dostluk ilişkilerini geliştirme amacını muhafaza etmiştir.

            Avrupa Birliği adaylık sürecini azimli bir şekilde devam ettiren Türkiye Cumhuriyeti için Avrupa ne derece önemliyse Ortadoğu da aynı derecede öneme sahiptir. Küresel birçok kuruluşun asli üyesi olan Türkiye Cumhuriyeti için bölgesi de aynı derecede önemi haizdir. Komşularından izole olan bir devletin kalknması ve gelişmesi mümkün değildir. Türkiye Cumhuriyeti, bölge ve komşu ülkeler için kara günde güvenilir bir dost, iyi günde ise sevinçlerini paylaşacağı yoldaşlarıdır. Komşu ve dost ülkeler ile onların kardeş halklarının en sevinçli anlarında yanında olan Türkiye Cumhuriyeti, başları dara düştüğünde bu kez onlar için emin bir sığınaktır. Ortadoğu’da son yaşanan menfi gelişmeler ve terör örgütleri nedeniyle yerlerinden, yurtlarından olan 1 milyon 600 bini aşkın Suriye ve Iraklı mülteciye, ülkemiz şefkat kucağını açmış, büyüklüğünü ve alicenaplığını bir kez daha göstermiştir.

            Dış politikasında  “adalet, barış ve istikrarı” hedefleyen Türkiye Cumhuriyeti,  daima zalimin ve haksızın karşısında, mazlumun yanında yeralmıştır. Dostları için bir kazanç olan Türkiye Cumhuriyeti, düşmanları için de endişe ve caydırıcılık sebebidir.

            91 yıl önce Türkiye Cumhuriyeti kurulurken, Ortadoğu, Anadolu, Rumeli ve Kafkaslar istikrarsızlık ve kaosla başbaşaydı. Neredeyse tümüyle emperyalistlerin işgali altında olan bu bölgelerde, sömürgeci güçlerin ağırlığı hissediliyordu. Türkiye Cumhuriyeti, sömürgeci ve  işgalci güçlere karşı Kurtuluş Savaşını başararak, işgalcilere başkaldırlıp bağımsız olunacağını gösterme konusunda bölgemiz ve esir milletler  için model teşkil etmiştir. Daha sonraki senelerde ise bölge ülkeleri için başka bir alanda, bölgede parlamenter demokrasiye ilk geçen ülke olarak demokrasisi ve gerçekleştirdiği kalkınma  hamleleriyle ekonomik ve demokratik bir model olma keyfiyetini gündeme getirmiştir. Ekonomisi her geçen yıl biraz daha büyütmüş ve bugün, dünyanın 17’inci, Avrupa’nın ise 9’uncu  en büyük ekonomisi haline gelmeyi başarmıştır.

            Türkiye Cumhuriyeti, bugün ulaştığı ticaret hacmi ve turizm potansiyeliyle, aynı kültürü, inancı ve dünya görüşünü paylaştığımız dost ve kardeş Ortadoğu ülkeleri için cazibe merkezi olmuştur. Zira, İstanbul’da Sultanahmet Camii’nde ve Haremeyn’i Şerifeyn’ de aynı Cuma namazı kılınmakta, aynı Müslümanlar aynı biçimde saf tutmaktadır. Cidde’de olduğu gibi, Ankara’da da büyüklere saygı gösterilmekte, çocuklar sevilmekte, aynı değerler paylaşılmakta; aynı kültürün, aynı inancın insanları olarak, geçmiş ortak tarihimizin gölgesinde, aynı ağacın farklı dalları olarak varlığımızı sürdürmekteyiz.

            Günümüzde Ülkemizin bu farkındalık ve görünürlüğünü, komşularımız, bölgemiz ve dünyaya, Ülkesi ve Milletine olan gönül sevdasıyla dolu olarak gece gündüz demeden yorulmak bilmeyen çalışma azimleri, kaba gücü değil hak, adalet ve eşitlik temeline dayalı diplomatik girişimleriyle hissettiren Devletimizin zirvesindeki sevk ve idaresinde yeralan  başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu olmak üzere, bunda katkısı olan tüm zevata  minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.

            Türkiye Cumhuriyeti’nin 91’inci yaşını bu yıl yine sizlerle birlikte, geleceğe olan ümitlerle  kutlamanın mutluluğunu, kıvancını yaşıyoruz.

            Bu güne dek birçok önemli icraat ve başarıları gerçekleştiren devletimiz, 2023 yılı için de kendisine bazı  büyük hedefler belirlemiştir. Bu hedeflerine ilerlemede kendi iç dinamiklerimizin olduğu kadar, dost ve kardeş ülkelerin destekleri de katkı sağlayacaktır.

            Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti, yaşasın Türkiye’nin dostu ve kardeşi ülkeler.

            Türkiye Cumhuriyeti’nin 91. Yaşı, hepimiz için kutlu olsun.”

            Şiirlerin okunması,halkoyunları gösterisi ve milli duygularımıza tercüman olan okulumuz korosunun şarkılarıyla program sona erdi.

            Programın hazırlanmasında ve icrasında emeği geçen öğretmenlerimize  ve öğrencilerimize teşekkür ediyoruz.

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

21

22

23

24

25

26

 

oges   mebk12tr   egitim   ekayit   eokul4   eokul5