retmenler_gn_mesaj_600_x_450

        Sayın Başkonsolosum,

        Protokolün Sayın Üyeleri

       Sayın Okul Yönetim Kurulu Başkanım  Değerli Yönetim Kurulu Üyeleri,

Bugünün  asıl sahibi olan  Kıymetli Öğretmen Arkadaşlarım ,

         Bu anlamlı günde bizi yalnız bırakmayan büyüklerimize    öğretmenler adına teşekkür ediyorum.

         Aylardan kasım,  hüzün ayı...Biz öğretmenler için sonbaharın sonu ve hüznün doruğa çıktığı bir kasım Memleketimizden,sevdiklerimizden belki ailelerimizden çok uzaktayız fakat  yine de  öğretmen olmanın sevinci ile doluyuz.. Belki bazılarımız ailesinden, sevdiklerinden çok uzakta hizmet ediyor.

         Gurbette yaşayan vatandaşlarımızın çocukları kendi özbenliklerini kaybetmesin, aziz milletimizin değerlerini kazansınlar diye buradayız. Kendi medeniyet köklerimizden uzaklaşmasınlar, geleceğe hazırlansınlar diye buraya gönderildik.

          Belki bazı meslekleri sevmeden de yapabilirsiniz ama öğretmenlik sevilmeden yapılacak bir meslek değil; öğrencisinin her hali öğretmen için bir uğraştır, bir heyecandır. Sevinci de hüznü de öğrencisiyle ve birlikte yaşar adeta. Çocukları kendi çocukları olarak görmenin ötesinde Allahın bir emaneti olarak kabul eder öğretmen…

         Milletçe öğretmenlerimize şükran ve minnet borçluyuz.

          Edirne’den Kars’a kadar yurdumuzun en ücra köşelerinde, hatta yurtdışında  , her iklimde, her coğrafyada, en zor şartlarda dahi görevlerini özveriyle idame ettiren öğretmenlerimiz, her türlü övgüye ve takdire layıktır. Türkiye’miz bugün  belli seviyelere gelmişse bunda en büyük katkı öğretmenlerimizindir. Bizler, öğretmenler olarak ,  özlediğimiz ve tasarladığımız bir dünyayı ve geleceğimizi inşa edebiliriz,yeter ki göreve başladığımız o ilk günkü şevkimizi yitirmeyelim…Yılların heyecanımızı ve ideallerimizi öldürmesine izin vermeyelim

           Bilhassa bizim kültür ve medeniyetimizde öğretmenlerin makamı ,  Hz. Ali’nin mükemmel deyişiyle söyleyecek olursak;  “  Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum”    makamıdır.  Zira, bizler, ilim ve irfan sahibi kimselere hürmeti, bize bir harf dahi öğreten kimsenin karşısında saygıyla eğilmeyi şiar edinmiş bir milletiz.

          Bu  bakımdan  kutlu bir davadır diyebiliriz öğretmenliğe… Öğretmenlik, Peygamber mesleğidir bu  yönüyle...Nasıl ki Peygamberler insanlığa doğruyu, güzeli, hakkı, batılı , yardımlaşmayı, sevgiyi, paylaşmayı,merhameti ,diğer gamlığı  ve varlığın sırrını öğretmiş  ve toplumlara bir yön vermişse  öğretmenler de öyle bir amaç için  çalışır ,çabalar. Öğretmenler, insanı en ideal şekilde eğitmek suretiyle, geleceğin Türkiye’sini, dahası geleceğin dünyasını inşa etmek gibi son derece kutsal bir vazifeyi icra ederler.

           Özgür düşünceli, tarihiyle ve değerleriyle barışık, geleceğe  geçmişin tecrübesiyle bakan,söylenen her şeyi peşinen kabul veya reddetmek yerine   sorgulayan,  akıl ve mantık süzgecinden geçiren nitelikli nesilleri ancak öğretmenler yetiştirebilir.

          Abbasi Halife Me’mun’un mükemmel bir tespitini size aktarmak isterim;bu sözü bugün bile kıymetini  yitirmemiştir. Şöyle der:

         “Üç çeşit insan vardır:

 Birincisi gıda gibidir; onsuz asla yapamazsın.

 İkincisi ilaç gibidir ki ihtiyaç duydukça alırsın.

Üçüncüsü ise hastalık gibidir; hiçbir zaman almak istemezsin.”

          Yurtdışında görev yapan öğretmen arkadaşlarımın ,ikinci defa yurtdışı görevde bulunan biri olarak,ne kadar büyük fedakarlıkla görev yaptığını iyi biliyorum.Ben kendi namıma bir okul müdürü olarak hatırlanmaktansa  birinci tür arkadaşlardan olmayı ve öyle anılmayı isterim.

         Bu vesileyle ebediyete intikal etmiş öğretmenlerimizi rahmetle anıyorum,  hepinizi sevgiyle ,saygıyla selamlıyorum…

oges   mebk12tr   egitim   ekayit   eokul4   eokul5